| Masaj' a Başlarken |
|
|
| Yazan Administrator | ||
| Wednesday, 07 July 2004 | ||
Masaj; sağlığa ulaşmanın ve sağlıklı kalmanın en kolay yollarından biridir ve hepimiz bunu doğallıkla yaparız. Ağrıyan bir omzu ovmak, endişeden kırışmış bir alın üzerinde elimizi gezdirmek hepimizde doğuştan var olan iyileştirici bir güçtür. Baş ağrısı, ağrı-sızı, uykusuzluk ve stres tek bir basit araçla dindirilebilir :
Ellerimiz.Masajın temeli dokunuştur ve bunun değerini gösteren tıbbi kanıtlar da giderek artmaktadır. Harvard Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, benzeri ameliyatlara girmeye hazırlanan hastalar iki gruba ayrıldı. Anestezi uzmanı, tüm hastaları ameliyattan önceki gece ziyaret ederek gruplardan birine ertesi gün yapılacaklar hakkında her zamanki bilgileri verdi, ama her hastayla beş dakika daha fazla ilgilendi, yanlarına oturup ellerini tutarak sıcak ve cana yakın davrandı. Ameliyat sonrasında kendilerine dostça yaklaşılmış olan hastalar, diğer grubun aldığı ilaç miktarının yalnızca yarısını aldılar ve hastaneden yaklaşık üç gün daha önce taburcu edildiler. Bu olay sıcaklık, cana yakınlık ve dokunuşla birleşen dostça davranışın genel sağlık üzerinde sahip olabileceği güçlü etkiyi göstermektir. Dokunuş bizim için öyle doğaldır ki, o olmadığında insanlar canları sıkkın çabuk kızar hale gelebilirler. Gözlemlerin de ortaya koyduğu gibi, ana-baba ve çocukların birbirlerine rahatça dokunabildikleri ailede büyüyen çocuklar, dokunuştan yoksun bırakılanlara oranla daha sağlıklı, ağrı ve enfeksiyona karşı daha dayanıklıdırlar. Daha rahat uyurlar, daha çok arkadaş canlısıdırlar ve genellikle daha mutludurlar. Ancak, dokunuş ihtiyacımız çocukluğumuzda son bulmaz; hepimiz sevgi, sıcaklık ve güven duygusu verdiği için ona ihtiyaç duyarız. Gerçekten de Evlilik Rehberliği Kurulu evli çiftlere birbirlerine daha fazla dokunmalarını salık vermektedir. Hatta Kurul, boşanma oranlarının giderek artmasında ailedeki fiziksel temas yoksunluğunun rol oynadığını ileri sürmektedir. Birbirine masaj yaparak geçirilen birkaç dakika, belki de, fiziksel ve ruhsal bir çok hastalığı önleyebilmektedir. Toplumsal Engeller Dokunuşun yararlarını gösteren tüm bu kanıtlara rağmen birbirimize dokunmaktan kaçınırız. Bunun, bedensel duyularla ilgili haz ile cinselliği birbirine karıştırmaktan kaynaklandığını düşünüyorum. Cinsellik ve dokunuş arasındaki bağlantıdan öylesine korkmuşuz ki, dokunmayı resmileştirmişiz. Yetişkinlerin birbirine dokunabildiği ancak belli birkaç durum vardır. Masaj, bu tabuları ortadan kaldırır ve insanların birbirlerine rahatlıkla dokunabilmelerini sağlar. Dokunma İsteğimiz
Birbirimize serbestçe dokunamadığımız zamanlarda, çocuklarımız yada hayvanlarımıza yöneltiriz kendimizi. Annelerin bebeklerini kucaklayıp sallamaları çok doğaldır. Arkadaşların ve diğer yetişkinlerin de bebekleri ve küçük çocukları kucaklayıp öpmesi, yalnızca çocuğu rahatlatmakla kalmayıp yetişkini de memnun eden bir şey olarak hoş karşılanır. Kedilerimizi sever kucaklarız, atlarımıza sarılırız, köpeklerimizi okşarız. Dokunmanın daha çok kabul gördüğü kültürlerde insanlar birbirlerini çok daha fazla dokunurlar, ama bizlerden farklı olarak hayvanlarını okşamaya fazla zaman ayırmazlar. Masajın Rolü Birbirimize daha çok dokunmak için yüreklendirilmeye ihtiyaç duyarız ve masaj bunu saldırgan ve cinsek amaçlı olmayan bir şekilde yapmanın kusursuz bir yoludur. En basit bir masaj bile olağanüstü bir rahatlama sağlayabilir. Sadece beş dakika sonra elleri tutulduktan sonra hastalar daha çabuk iyileşiyor ve daha az ilaca ihtiyaç duyuyorlarsa, masajın ne kadar etkili olabileceğini bir düşünün. Masaj yaparak, bir insana önem verdiğinizi gösterir, paylaşma ve sezgisel bir anlayış, güven ve haz duygusu iletirsiniz. Masajın Yararları
Masaj, masaj yapılan insanın sağlığı üzerinde pek çok yararlı etkide bulunur; kan dolaşımını düzenler, kasları gevşetir, sindirime yardımcı olur ve lenf sistemini harekete geçirerek atık maddelerin boşaltımını hızlandırır. Bunlar, ilgi ve şefkat gösterildiğini hissetmenin getirdiği etkilerle birleştiğinde günümüz ilaçlarınınkiyle kıyaslanamayacak kadar olağanüstü bir iyileşme sağlar çabucak. Aktif Meditasyon Masaj yapmak, bence aktif meditasyon gibidir. İyi bir masaj için sakin ve kendinizi tamamen yaptığınız işe vermiş olmanız gerekir. Hareketlerin ritmine yoğunlaşarak kısa zamanda tümüyle gevşersiniz ve bu gevşeme masaj yaptığınız insana da yansır. Bu durumunuzu korudukça, yalnızca daha iyi masaj yaptığınızı görmekle kalmaz, masaj bittiğinde de enerjiyle dolduğunuzu, dirençleştiğinizi ve canlandığınızı fark edersiniz. Siniriniz bozuk yada canınız sıkkınken, daha masaj yapmaya başladığınızda bile; sakinleştirici ve telkin edici hareketlerle bozuk bir moralden neredeyse hiçbir eser kalmadığını görürsünüz. Masajın Tarihçesi
Masajın tarihi muhtemelen insanın ortaya çıkmasıyla başlar. Bu, hepimizin içgüdüyle yaptığı bir şeydir: Maymunların birbirlerinin tüylerini temizlemesi, hayvanların yaralarını yalaması ve insanların ağrıyan bir eklemi ovması birer masajdır. Masaj belki de en eski sağaltım yöntemidir ve tarih boyunca tüm kültürlerce kullanılmıştır. Yunanlı hekim Hipokrat tarafından ‘anatripsis’ olarak adlandırılmış ve diğer yazarlarca tripsis, ovuşturma, elle tedavi ya da ovma olarak anılmıştır. Bizim masaj sözcüğünü kullanmamız nispeten yenidir ve bu sözcük Arapça’da elle sıvazlama anlamında gelen masah’tan türemiştir. Masajın Büyüsü Şu Doğu öyküsü, masajın gücünü sergiler.Bir zamanlar, bir köyde Fatma adında genç bir kadın yaşarmış. Fatma kayınvalidesi tarafından sürekli olarak azarlanıp horlanır dururmuş. Sonunda Fatma, buna dayanamayarak yaşlı kadını öldürecek bir zehir istemek için köyün kocakarısına gitmiş. Kocakarı biraz düşündükten sonra Fatma’ya ağır kokulu bir iksir vermiş ve bu iksirle kayınvalidesine her gün masaj yaparsa altı hafta sonra dileğine kavuşacağını söylemiş. Fatma, kocakarının söylediklerine uyarak her gün kayınvalidesine masaj yapmış. Zamanla yaşlı kadının bütün kötü huyları kaybolmaya başlamış. İki kadın arasında bir duygudaşlık gelişmiş ve bir süre sonra da birbirleriyle daha iyi anlaşmaya başlamışlar. Fatma yaptığından pişman olmuş ve zaman geçtikçe daha da çok kaygılanmaya başlamış. Sonunda tekrar kocakarıya gidip bir panzehir vermesi için yalvarmış. Bilge kadın gülümseyerek buna gerek olmadığını açıklamış. Fatma’nın her gün kayınvalidesinin tenine sürüp yedirdiği zehir; yalnızca hoş kokulu bir yağ karışımıymış ve onun bütün kötü huylarının panzehiri olmuş. Umuyorum ki, masaj sizin hayatınızı da güzelleştirir, tıpkı Fatma ve kayınvalidesinin hayatını güzelleştirdiği gibi... |
||
| Son Güncelleme ( Saturday, 05 July 2008 ) | ||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


